Adana’nın ardından Niğde’de de on binlerce yurttaşın sokaklara akarak CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’le buluşması, Türkiye siyasetinde yalnızca bir miting ve/veya sokak kalabalığı değil, muhalefetin yeni toplumsal dinamiğine işaret eden güçlü bir tablo ortaya koydu. Özel’in Erdoğan’a doğrudan meydan okuyan konuşması kadar, onu dinlemek için meydanları dolduran kalabalıklar da siyasetin yönüne ilişkin önemli mesajlar verdi.
Niğde’de Meydanlar Yine Doldu
Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, halkla buluşma programı kapsamında bu kez Niğde’deydi. Günün ilk bölümünde kiraz bahçelerinde çalışan işçiler ve üreticilerle bir araya gelen Özel, tarımdaki yapısal krize dikkat çekti. Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalamasının 57’ye yükseldiğini, gençlerin ise artık tarımdan umudunu kestiğini belirten Özel, “Çiftçilik yapan her üç gençten ikisi, asgari ücretli bir iş bulursa tarımı bırakacağını söylüyor” diyerek üretim politikalarının geldiği noktayı özetledi.
Ancak günün asıl dikkat çeken görüntüsü, Niğde sokaklarında yaşandı. Tıpkı bir gün önce Adana’da olduğu gibi binlerce yurttaş Özgür Özel’i karşılamak için sokakları doldurdu. Son aylarda Türkiye’nin farklı kentlerinde tekrarlanan bu tablo, muhalefetin toplumsal tabanında hâlâ güçlü bir siyasal hareketlilik bulunduğunu gösteriyor. Özellikle CHP’de yaşanan yargı müdahaleleri, yönetim tartışmaları ve parti içi krizlere rağmen Özel’in gittiği kentlerde oluşan yoğun katılım, siyasal meşruiyet tartışmasının yalnızca mahkeme salonlarında değil, meydanlarda da sürdüğünü ortaya koyuyor.
Erdoğan’a Açık Meydan Okuma
Niğde’de konuşan Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan seslenerek erken seçim çağrısını yineledi.
“Tayyip Bey sen daha bizim karşımıza yeni çıktın. Bir kere yarıştık, onu da ben kazandım. Cesaretin varsa çık karşımıza ikinci kez yarışalım, ikinci kez seni yenelim” diyen Özel, Cumhurbaşkanı adaylarının seçim başarılarını hatırlatarak CHP’nin seçim kazanan kadrolarının yargı operasyonlarıyla tasfiye edilmek istendiğini savundu.
Konuşmasının en sert bölümünde ise iktidarın artık siyasetle değil yargı üzerinden mücadele yürüttüğünü ileri sürdü. Erdoğan’ın seçim kazanacak politikalar üretmek yerine, seçim kazanabilecek muhalefeti etkisizleştirmeye yöneldiğini savunan Özel, “Partisinde ana kademe, kadın kolları, gençlik kollarının yanına bir de yargı kollarını kurdu” ifadelerini kullandı.
Özel, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’na yönelik sürecin ardından Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in gözaltına alınmasını da aynı siyasal stratejinin devamı olarak değerlendirdi. Ona göre hedef yalnızca belediye başkanları değil; seçim kazanabilen kadroları tasfiye ederek muhalefeti hem adaysız hem de örgütsüz bırakmak.
Meydanlar Yeni Muhalefetin Nabzını Tutuyor
Adana’dan sonra Niğde’de de yaşanan yoğun katılım, son dönemde dikkat çeken bir siyasal eğilimi yeniden görünür hale getirdi. Türkiye’de kurumsal siyaset önemli ölçüde yargı kararları, idari müdahaleler ve parti içi krizler üzerinden şekillenirken, toplumsal muhalefet kendisini yeniden meydanlarda ifade etmeye çalışıyor.
Özgür Özel’in ziyaret ettiği kentlerde oluşan kalabalıklar yalnızca CHP seçmeninden ibaret görünmüyor. Ekonomik kriz, gelir kaybı, tarımsal üretimin çöküşü, genç işsizliği ve demokratik gerilemeden rahatsız olan farklı toplumsal kesimlerin de bu buluşmalara ilgi göstermesi, sokak buluşmaları klasik parti organizasyonlarının ötesine taşıyor.
Bu tablo, aynı zamanda Türkiye’de siyasetin yeniden sokakta kurulmaya başladığına dair güçlü işaretler veriyor. Son yıllarda muhalefetin önemli ölçüde Meclis konuşmaları ve sosyal medya üzerinden yürüttüğü siyaset, giderek yeniden meydanlara taşınıyor.
Yargı Baskısı Muhalefeti Dağıtıyor Mu, Birleştiriyor mu?
Özgür Özel’in Niğde’deki konuşmasının merkezinde yalnızca seçim çağrısı değil, son dönemde CHP’ye yönelik yargı süreçleri de vardı. Ekrem İmamoğlu’ndan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’e kadar uzanan soruşturmaları aynı siyasal zincirin halkaları olarak değerlendiren Özel, bunun muhalefetin seçim kazanma kapasitesini hedef alan sistematik bir strateji olduğunu savundu.
Muhalefet partilerinin önemli bölümü de son operasyonlara benzer değerlendirmelerle tepki gösterirken, özellikle yerel yönetimlere yönelik adımların demokratik temsil açısından ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuyor. Bu tartışmalar, Türkiye’de hukuk ile siyaset arasındaki ilişkinin yeniden ülke gündeminin merkezine yerleştiğini gösteriyor.
Sokak Siyasetin Yeni Göstergesi Oluyor
Niğde’de ortaya çıkan tablo, yalnızca bir mitingin kalabalığı olarak okunamaz. Adana’dan sonra Niğde’de de yaşanan yoğun katılım, Türkiye’de siyasal meşruiyet tartışmasının önemli ölçüde meydanlara taşındığını gösteriyor.
Siyasal iktidarın devletin kurumsal imkânları üzerindeki belirleyici gücüne karşı muhalefetin en önemli dayanağı giderek toplumsal mobilizasyon haline geliyor. Mahkeme kararlarının, soruşturmaların ve siyasi operasyonların gölgesinde şekillenen bu yeni dönemde meydanlarda, sokaklarda oluşan kalabalıklar, yalnızca destek gösterisi değil; aynı zamanda toplumun siyasal yönelimini ölçen önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Bugün Adana’da, dün Niğde’de görülen manzara, Türkiye siyasetinde mücadelenin yalnızca sandıkta değil, sokağın nabzında da şekilleneceğini gösteriyor.














