Sosyalist Enternasyonal, Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek Türkiye’deki yargı sürecine sert eleştiriler yöneltti. Açıklamada, davanın demokratik hukuk devleti ilkeleri bakımından uluslararası düzeyde kaygı yarattığı vurgulandı.
Adil Yargılanma Hakkı Vurgusu
Sosyalist Enternasyonal, İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun davasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, Türkiye’de çok sayıda belediye başkanının tutuklanması, görevden alınması veya yerlerine kayyım niteliğinde atamalar yapılmasının ardından İmamoğlu’nun yargı sürecinde de temel hukuki güvencelerin ihlal edildiği öne sürüldü.
Açıklamada, Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında başlayan duruşmada İmamoğlu’ndan yüzlerce suçlamaya birkaç saat içinde yanıt vermesinin istendiği, kendi davasında hazır bulunma hakkının kısıtlandığı ve savunma makamına katı süre sınırlamaları getirildiği belirtilerek, bunun adil yargılanma ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edildi.
“Hukuk Savaşı” Değerlendirmesi
Sosyalist Enternasyonal, İmamoğlu’nun tutukluluğu süresince CHP’ye yönelik yargısal ve idari süreçleri de hatırlatarak, yaşananların “hukuk savaşı (lawfare)” niteliği taşıdığını savundu. Açıklamada, yargının siyasi rekabetin aracı haline getirilmesinin demokratik kurumlara zarar verdiği değerlendirmesine yer verildi.
Kuruluş, Ekrem İmamoğlu ile dayanışma içinde olduğunu açıklarken, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un değerlendirmelerine de atıf yaparak savunma hakkı ve adil yargılanma hakkına yönelik ihlal iddialarını “şiddetle kınadığını” duyurdu.
Uluslararası Baskı Artıyor
Sosyalist Enternasyonal’in açıklaması, İmamoğlu’nun yargı sürecine ilişkin uluslararası siyasi ve diplomatik çevrelerden gelen eleştirilerin son halkası oldu. Son dönemde Avrupa kurumları, uluslararası hukuk örgütleri ve çeşitli siyasi oluşumlar da Türkiye’deki yargı süreçlerinde hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma ilkelerine ilişkin kaygılarını kamuoyuyla paylaşmıştı.
Uluslararası kuruluşların art arda yaptığı açıklamalar, İmamoğlu davasının yalnızca Türkiye’nin iç hukuk gündeminde değil, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü tartışmaları çerçevesinde küresel ölçekte de yakından izlendiğini ortaya koyuyor.