Uluslararası basın, ifade özgürlüğü ve insan hakları alanında faaliyet gösteren 18 kuruluş, 75 gündür tutuklu bulunan BirGün muhabiri İsmail Arı’nın derhal serbest bırakılması için ortak çağrı yaptı. Kuruluşlar, Arı’nın tutuklanmasının gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin son örneklerinden biri olduğunu belirterek, Türkiye’deki dezenformasyon yasasının basın özgürlüğüne yönelik sistematik baskının aracı haline geldiğine dikkat çekti.
Gazetecilik Faaliyetleri Suç Deliline Dönüştürülüyor
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) öncülüğünde yayımlanan ortak açıklamada, İsmail Arı hakkında hazırlanan soruşturma dosyasının büyük ölçüde yayımladığı haberler, sosyal medya paylaşımları ve katıldığı kamu etkinliklerinden oluştuğu vurgulandı. Açıklamada, haber üretmenin, kaynaklarla görüşmenin ve kamu yararını ilgilendiren konuları araştırmanın demokratik toplumlarda suç değil, gazeteciliğin temel unsurları olduğu hatırlatıldı.
Kuruluşlar, Arı’nın 5 Haziran’da Ankara’da görülecek duruşmasının yalnızca bir gazetecinin yargılanması değil, Türkiye’de basın özgürlüğünün geleceğine ilişkin önemli bir sınav niteliği taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.
Dezenformasyon Yasası Uluslararası Standartlarla Çelişiyor
Açıklamada, kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin uluslararası ifade özgürlüğü normlarıyla yapısal olarak bağdaşmadığı belirtildi. Yasanın “yanlış bilgi”, “kamu düzeni” ve “ulusal güvenlik” gibi kavramları açık biçimde tanımlamaması nedeniyle siyasi iktidara ve yargı makamlarına geniş takdir yetkisi verdiği ifade edildi.
İmzacı kuruluşlar, bu belirsizliğin bağımsız gazeteciliğin hedef alınmasına, eleştirel haberciliğin cezalandırılmasına ve gazeteciler üzerinde caydırıcı bir baskı mekanizması kurulmasına zemin hazırladığı görüşünü paylaştı. Açıklamaya göre, 2022 yılında yürürlüğe giren düzenleme kapsamında bugüne kadar en az 55 dezenformasyon soruşturması veya davası kayda geçti.
Tehditlerden Tutuklamaya Uzanan Süreç
Ortak metinde, İsmail Arı’nın hedef alınmasının yalnızca son tutuklama kararıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekildi. Arı’nın geçen yıl organize suç yapılanmaları ve yargıdaki rüşvet iddialarına ilişkin haberleri sonrasında doğrudan tehditlere maruz kaldığı hatırlatıldı.
Gazetecinin yanı sıra aile üyelerinin de tehdit edildiği belirtilirken, uluslararası kuruluşlar bu durumun araştırmacı gazetecilere yönelik baskının yalnızca yargı süreçleriyle sınırlı kalmadığını, fiziksel güvenlik risklerini de beraberinde getirdiğini vurguladı.
Uluslararası Dayanışma Büyüyor
Açıklamaya imza atan kuruluşlar, İsmail Arı’nın koşulsuz serbest bırakılmasını, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılmasını ve ifade özgürlüğünü düzenleyen mevzuatın Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle uyumlu hale getirilmesini talep etti.
Son yıllarda gazeteciler, yazarlar ve medya kuruluşlarına yönelik soruşturmaların, gözaltıların ve tutuklamaların artması, Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesine ilişkin uluslararası eleştirileri de yoğunlaştırıyor. İsmail Arı için yapılan bu ortak çağrı, yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik talep olarak değil, Türkiye’de bağımsız haberciliğin geleceğine ilişkin uluslararası bir uyarı olarak da değerlendiriliyor.
İmzacılar Arasında Dünyanın Önde Gelen Basın Örgütleri Var
Çağrı metnine imza atan kuruluşlar arasında Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), PEN International, MLSA, P24 ve Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) gibi çok sayıda uluslararası ve bölgesel kuruluş bulunuyor.














