back to top
Ana Sayfa Haberler Hapishanelerde Hak İhlalleri Derinleşiyor, İnfaz Rejimi Daha da Sertleşiyor

Hapishanelerde Hak İhlalleri Derinleşiyor, İnfaz Rejimi Daha da Sertleşiyor

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi’nin Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu, 2026’nın ilk altı ayında cezaevlerinde sağlık hakkından tahliye süreçlerine, tecrit uygulamalarından ifade ve haber alma özgürlüğüne kadar uzanan çok yönlü hak ihlallerinin sistematik bir nitelik kazandığını ortaya koydu. Raporda, ağır hasta mahpusların yaşam hakkının risk altında olduğu, İdare ve Gözlem Kurullarının tahliyeleri fiilen engellediği ve infaz sisteminin eşitlik ilkesinden giderek uzaklaştığı vurgulandı.

Rapor Yapısal Sorunların Kalıcılaştığını Ortaya Koydu

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından hazırlanan Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu, Ocak-Haziran 2026 döneminde Marmara Bölgesi’ndeki 18 ceza infaz kurumunda yaşanan hak ihlallerini mercek altına aldı.

Edirne, Tekirdağ, Kocaeli, İstanbul, Gebze, Düzce, Sakarya ve Bolu’daki hapishaneleri kapsayan çalışma; avukat görüşmeleri, mahpus mektupları ve aile ziyaretlerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda hazırlandı. Raporda, cezaevlerindeki hak ihlallerinin münferit olaylar olmaktan çıkarak kurumsallaşan bir infaz anlayışının sonucu haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.

Sağlık Hakkına Erişim Yaşam Hakkını Tehdit Ediyor

Raporun en dikkat çekici başlıklarından biri hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan ihlaller oldu. Marmara 5 No’lu L Tipi Cezaevi’nde kalan, kalp yetmezliği, KOAH ve diyabet hastası olan, 18 kez anjiyo geçiren ve sekiz stent taşıyan M.E.T.’nin, Adli Tıp Kurumu’nun “cezaevinde kalabilir” yönündeki raporunun ardından 24 Mart 2026’da yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.

Metris R Tipi Cezaevi’nde ise iki kolu ampute olan ve tek başına yaşamını sürdüremeyeceğine ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu bulunan E.A.’nın infazının ertelenmediği belirtildi. Rapor, ağır hasta mahpuslara ilişkin mevcut uygulamaların yalnızca sağlık hakkını değil, yaşam hakkını da doğrudan etkileyen sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.

Kelepçeli Muayene Ve Ring Araçları İşkence İddialarını Güçlendiriyor

Raporda Bolu, Edirne ve Kocaeli başta olmak üzere birçok cezaevinde mahpuslara çift kelepçeyle sevk ve kelepçeli muayene dayatıldığı aktarıldı. Bu uygulamayı kabul etmeyen mahpusların tedavi edilmeden cezaevlerine geri gönderildiği, hastane süreçlerinin fiilen sağlık hizmetine erişimi engelleyen bir mekanizmaya dönüştüğü ifade edildi.

Mahpusların dar ring araçlarında uzun süre bekletildiği, hastane nezarethanelerinde saatlerce tutulduğu ve Düzce T Tipi Cezaevi’nde ağız içi aramasını kabul etmeyen iki hasta mahpusun hastaneye sevk edilmediği, ayrıca aile görüş yasağıyla cezalandırıldığı bilgisine de raporda yer verildi.

Tahliye Süreçlerinde Keyfilik İddiası

Raporun en kapsamlı değerlendirmelerinden biri İdare ve Gözlem Kurullarının uygulamalarına ilişkin oldu. ÖHD’ye göre infaz süresini tamamlayan çok sayıda mahpus, disiplin cezası bulunmamasına rağmen çeşitli değerlendirmeler gerekçe gösterilerek tahliye edilmiyor.

Raporda, kurul görüşmelerinde mahpuslara siyasi içerikli sorular yöneltildiği, verilen yanıtların veya sosyal etkinliklere katılmama gibi gerekçelerin “iyi halli olmama” değerlendirmesine dönüştürüldüğü ve bu yöntemle tahliyelerin üç ya da altı aylık periyotlarla sistematik biçimde ertelendiği belirtildi.

Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde 30 yıllık infazını tamamlayan iki mahpusun tahliyesinin ertelendiği, Bolu F Tipi Cezaevi’nde ise benzer gerekçelerle en az 14 mahpusun özgürlüğüne kavuşamadığı ifade edildi.

Tecrit Ve Haber Alma Hakkındaki Kısıtlamalar Sürüyor

Rapora göre Marmara Bölgesi hapishanelerinde tecrit uygulamaları sosyal yaşamı daha da sınırlandırırken, haber alma ve kültürel yaşama katılım hakları da ciddi biçimde kısıtlanıyor.

Yeni Yaşam, Evrensel ve Xwebûn gazeteleri ile Demokratik Modernite dergisinin herhangi bir yargı kararı bulunmamasına rağmen mahpuslara verilmediği, birçok cezaevinde kitap sayısına katı kotalar uygulandığı ve kota fazlası kitapların imha edilmesi tehdidinde bulunulduğu aktarıldı.

Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde Kürtçe yayınlar için mahpuslardan binlerce liralık tercüme ücreti talep edildiği, hukuki girişimlerin ardından bu uygulamanın Haziran 2026 itibarıyla sonlandırıldığı da raporun dikkat çeken bulguları arasında yer aldı.

ÖHD: Ayrımcı İnfaz Politikaları Son Bulmalı

Raporun sonuç bölümünde, son yıllarda çıkarılan yargı paketlerinin infaz sistemindeki eşitsizlikleri gidermediği, özellikle siyasi mahpusların düzenlemelerin dışında bırakıldığı değerlendirmesi yapıldı.

ÖHD İstanbul Şubesi, ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenmesi ve tahliyelerinin gecikmeksizin sağlanmasını, Adli Tıp Kurumu’nun tek belirleyici kurum olmaktan çıkarılmasını, İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi uygulamalarına son verilmesini ve infaz hukukunda tüm mahpuslar açısından eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesini talep etti. Raporda ayrıca tecrit uygulamalarının, kelepçeli muayenenin ve yayın yasaklarının sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.

Hak örgütleri uzun süredir ceza infaz sistemindeki uygulamaların ulusal mevzuatın yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Mandela Kuralları ve İşkenceye Karşı Sözleşme kapsamında güvence altına alınan temel haklarla uyumu konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini dile getiriyor. ÖHD’nin son raporu da bu tartışmayı yeniden kamuoyunun gündemine taşıyan kapsamlı belgelerden biri olarak öne çıkıyor.


Kaynaklar: Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu (Ocak–Haziran 2026); avukat görüşmeleri, mahpus mektupları ve aile beyanlarına dayalı rapor verileri; Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye Dair Asgari Standart Kuralları (Mandela Kuralları); Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi.