back to top
Ana Sayfa Haberler Bahadır Özgür Sordu: Fon Soruşturmasında Paranın İzleri Neden Hâlâ Kamuoyuna Açıklanmıyor?

Bahadır Özgür Sordu: Fon Soruşturmasında Paranın İzleri Neden Hâlâ Kamuoyuna Açıklanmıyor?

Fon soruşturmasında 51 tutuklama yapılırken, yüz binlerce yatırımcının parasının tasfiye sürecine girdiği dosyada asıl sorular hâlâ aynı yerde duruyor: Parayı kim çekti, nereye aktardı ve soruşturmanın siyasi bağlantıları neden kamuoyuna aynı açıklıkla yansımıyor?

Halk TV yorumcusu gazeteci Bahadır Özgür, fon soruşturmasına ilişkin X hesabından yaptığı paylaşımda, kamuoyunun giderek daha fazla sormaya başladığı soruları gündeme taşıdı. Özgür, YENİ Parti’nin Fatma Betül Sayan Kaya ve eşiyle ilgili borsa işlemlerini gündeme getirmemesi halinde soruşturmanın fon yöneticileri ve Mustafa Sandal’ın eşi Melis Sandal üzerinden kapatılabileceğini öne sürerek, “Kimin paraları çekip çıktığının tespiti 1 dakikalık iş. Nerede bu isimler?” diye sordu.

Özgür’ün dikkat çektiği temel mesele yalnızca kimlerin gözaltına alındığı ya da tutuklandığı değil, fonlardan gerçekleşen yüksek tutarlı para çıkışlarının kimlere ait olduğunun ve bu paraların hangi hesaplara yöneldiğinin kamuoyuna ne ölçüde açıklandığı. Soruşturma dosyasında zaten para hareketlerinin geriye dönük olarak incelendiği biliniyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Eylül’de MASAK’a gönderdiği yazıyla şirket yöneticilerinin 2024’ten bugüne kadar yurt dışına yaptıkları para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş çıkışlarının ham verilerinin temin edilmesini istedi.

Bakanlığın “Paranın İzini Süreceğiz” Açıklaması

Buradaki kritik ayrıntı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 26 Eylül’de yaptığı açıklama. Gürlek, 1 Temmuz ile 16 Eylül arasındaki fonlardan para çıkışlarının en yüksek tutardan başlanarak incelendiğini, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığının dondurulduğunu ve 37 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını açıkladı.

Gürlek aynı açıklamasında, “Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun izini sonuna kadar süreceğiz” dedi. Dolayısıyla devletin kendi açıklamasına göre soruşturmanın önemli başlıklarından biri, fonlardan çıkan paranın izinin sürülmesi.

Ancak Özgür’ün sorusu tam da burada başlıyor: Bu incelemelerde kimlerin adı çıktı? Hangi hesaplardan ne kadar para çekildi? Paralar nereye aktarıldı? Hangi işlemler soruşturmanın merkezine alındı?

455 Bin 758 Yatırımcı Ve 131 Fon

Dosyanın büyüklüğü soruların neden önemli olduğunu da gösteriyor. SPK, 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini, MKK kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıkladı. SPK ayrıca 28 Eylül’de tasfiye sürecine ilişkin yeni bir açıklama yaparak, fonların 17 Eylül itibarıyla TEFAS üzerinden alım satıma kapatıldığını ve tasfiye sürecinin devam ettiğini bildirdi.

Soruşturmanın adli boyutu da büyümeye devam ediyor. Anadolu Ajansı’nın 29 Eylül tarihli haberine göre beş şüphelinin daha tutuklanmasıyla tutuklu sayısı 51’e ulaştı. Başsavcılığın MASAK’tan istediği veriler arasında şirket yöneticilerinin para giriş çıkışları ve yurt dışına gerçekleştirdiği para ve kripto varlık transferleri de bulunuyor.

Bu nedenle Bahadır Özgür’ün sorusu aslında dosyanın en temel finansal sorusuna dayanıyor: Para hareketleri inceleniyorsa, ortaya çıkan isimler ve para trafiğinin bütünü neden kamuoyuna daha ayrıntılı biçimde açıklanmıyor?

Kaya Dosyasıyla Birlikte Yeni Sorular

Fon soruşturmasının kamuoyundaki seyri, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerinin YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre tarafından gündeme getirilmesiyle yeni bir aşamaya girdi. Reuters, Emre’nin Kaya çifti için Nisan ayında yaklaşık 163 milyon TL tutarında yatırım yapıldığı ve daha sonra yaklaşık 2,17 milyar TL karşılığında satış gerçekleştirildiği yönündeki iddialarını aktardı. Kaya ise Erdoğan’dan görevden alınmasını istemiş ve siyasi sorumluluk aldığını belirtmişti.

SPK ise Özata Denizcilik pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1 maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Kaya’nın adı SPK’nın bu 11 kişilik suç duyurusu listesinde yer almıyor.

Tam da bu nedenle Özgür’ün paylaşımındaki soru daha geniş bir çerçeveye oturuyor. Soruşturmanın kamuoyuna yansıyan bölümünde neden bazı isimler ve işlemler bütün ayrıntılarıyla gündeme gelirken, yüksek tutarlı para hareketlerinin tamamına ilişkin isim, hesap ve işlem zinciri aynı açıklıkta ortaya konulmuyor?

Sandal Dosyası Neden Bu Kadar Görünür Oldu?

Fon krizinde Mustafa Sandal’ın eşi Melis Sütşurup Sandal’ın da adı gündeme geldi. Sözcü, Sandal’ın üç ay içerisinde tasfiye kapsamındaki fonlardan 11 milyar 126 milyon TL düzeyinde para çektiğinin öne sürüldüğünü yazdı. Sandal ise herhangi bir fon alım satım işlemi yapmadığını ve böyle bir organizasyonun içinde bulunmadığını açıkladı.

Buradaki temel mesele, bir ismin medyada ne kadar görünür olduğu değil. Asıl mesele, soruşturmanın bütün para hareketlerinin aynı yöntem ve açıklıkla ortaya çıkarılıp çıkarılmadığı. Çünkü bir yanda 455 bin 758 yatırımcının bulunduğu 131 fonluk devasa bir tasfiye süreci, diğer yanda milyarlarca liralık işlemlere ilişkin haberler, suç duyuruları ve tedbir kararları bulunuyor.

Üstelik soruşturmanın kapsamı yalnızca tutuklamalarla sınırlı değil. 28 Eylül itibarıyla 45 firma ve 19 fon üzerindeki malvarlığı tedbirlerinin kaldırıldığı, gerçek kişiler üzerindeki tedbirlerin ise sürdüğü açıklandı. Bu da dosyanın yalnızca “kim tutuklandı?” sorusundan ibaret olmadığını, finansal hareketlerin bütününün ortaya çıkarılmasının soruşturmanın merkezinde bulunduğunu gösteriyor.

“Nerede Bu İsimler?” Sorusu

Bahadır Özgür’ün soruları bu noktada önem kazanıyor: Fonlardan parayı kim çekti? Kimler krizden önce pozisyon aldı? Kimler kriz başlamadan önce paralarını başka hesaplara aktardı? Bu kişilerin bağlantıları nereye uzanıyor? Para hangi hesaplarda toplandı ve hangi hesaplara dağıldı?

Bunların yanıtı, yalnızca muhalefetin ya da gazetecilerin değil, doğrudan soruşturmayı yürüten makamların açıklaması gereken başlıklar. Çünkü Adalet Bakanı’nın kendi ifadesiyle amaç “paranın izini sonuna kadar sürmekse”, kamuoyunun beklediği de yalnızca yeni gözaltı ve tutuklama listeleri değil, paranın izinin nereden başlayıp nereye gittiğini gösteren bir tablo.

Özgür’ün “İBB davasında HTS detaylarına kadar konuşan, benzinlikteki 15 dakikalık molayı anlatan” sözleriyle yaptığı karşılaştırma da tam olarak bu açıklık meselesine işaret ediyor. Bir soruşturmada en küçük ayrıntılar kamuoyuna taşınabiliyorsa, yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren milyarlarca liralık para hareketlerinin hangi aşamada olduğunun da aynı açıklıkla anlatılması bekleniyor.

Fon soruşturmasının bundan sonraki seyri açısından kritik soru artık yalnızca “Kaç kişi tutuklandı?” değil.

“Paranın tamamının izi sürüldüğünde karşımıza kimler ve hangi para trafiği çıkacak?”

Kamuoyunun asıl beklediği yanıt da burada.


  • TB / Bahadır Özgür, X; Anadolu Ajansı; SPK; Reuters; Sözcü