back to top
Ana Sayfa Haberler İBB Davası Gizli Tanık İddiaları Bir Kez Daha Çöktü

Gizli Tanık İddiaları Bir Kez Daha Çöktü

İBB davasının 59. duruşmasında savunma yapan tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, gizli tanık “Doğan”ın ifadelerindeki bir iddianın daha kronolojik ve coğrafi verilerle çürütüldüğünü söyledi. Duruşmada ortaya konulan bilgiler, gizli tanık beyanlarının güvenilirliği ve buna rağmen tutukluluk tedbirlerinin sürdürülmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Bir İddia Daha Maddi Verilerle Çürütüldü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın 59. duruşmasında savunma yapan Murat Ongun, gizli tanık “Doğan”ın, “Emrah Bağdatlı ile Murat Ongun sınıf arkadaşıdır. Birçok etkinliği bu firmanın üzerinden yaparlar” yönündeki beyanına ayrıntılı yanıt verdi.

Ongun, söz konusu iddianın yalnızca gerçeği yansıtmadığını değil, basit kronolojik ve coğrafi bilgilerle dahi doğrulanamayacağını belirtti. Emrah Bağdatlı’nın kendisinden yedi yaş küçük olduğunu ifade eden Ongun, Bağdatlı’nın eğitimini Rize ve İstanbul’da, kendisinin ise Giresun ve Ankara’da tamamladığını hatırlatarak, “Kentlerimiz bile farklı, yaşlarımız farklı. Bu tarz etkinlik yapan bir firması da yok diye biliyorum” dedi.

Yargılamanın Temeli Yeniden Tartışılıyor

Savunmasının devamında mahkeme heyetine seslenen Ongun, dosyada yer alan çok sayıda gizli tanık iddiasının duruşmalar sırasında tek tek çürütüldüğünü belirterek, sanıkların adil yargılanma hakkının gözetilmesini istedi.

“Kaç yalanı ispat etmemiz lazım artık sayamıyorum. Mahkemeniz bu feryadı duyarsa ve biz sanıkların hakkını korursa size minnettar oluruz” sözleriyle mahkemeye çağrıda bulunan Ongun, tartışmanın yalnızca kendi savunmasıyla sınırlı olmadığını, delillerin güvenilirliği meselesine dönüştüğünü ifade etti.

Çürüyen Beyanlar, Süren Tutukluluk

İBB soruşturmasında bugüne kadar bazı tanıkların olaylara ilişkin doğrudan bilgi sahibi olmadıklarının anlaşılması, bazı gizli tanık anlatımlarının ise duruşmalarda somut verilerle çeliştiğinin ortaya konulması, davanın delil yapısına ilişkin tartışmaları her duruşmada biraz daha derinleştiriyor.

Buna karşın, savunma makamının çürüttüğünü belirttiği iddialara rağmen çok sayıda sanığın tutukluluk halinin devam etmesi, “kuvvetli suç şüphesinin” hangi somut delillerle sürdürüldüğü sorusunu da beraberinde getiriyor. Hukuk çevrelerinde, yargılamanın ilerleyen aşamalarında yalnızca gizli tanık beyanlarının değil, bu beyanların maddi olgular karşısındaki dayanıklılığının da davanın seyri açısından belirleyici olacağı değerlendirmesi yapılıyor.