Bangladeş’te hazır giyim işçileri, artan yaşam maliyetleri karşısında eriyen ücretlerinin yükseltilmesi için fabrikalardan çıkarak sokaklara döküldü. Aylık asgari ücretin 12 bin 500 takadan 30 bin takaya çıkarılmasını isteyen işçilerin eylemleri başkent Dakka’dan büyük sanayi bölgelerine yayıldı. Yüzlerce fabrikada üretim dururken polis gösterilere göz yaşartıcı gaz ve ses bombalarıyla müdahale etti. Hükümet yeni ücret düzenlemesi için adım attığını açıklasa da işçiler, artışın miktarı belirlenmeden ve diğer talepleri karşılanmadan eylemlerini sona erdirmedi. Dünyanın en büyük hazır giyim ihracatçılarından biri olan ülkede yaşananlar, ihracat gelirleriyle işçilerin yaşam koşulları arasındaki eşitsizliği yeniden gündeme taşıdı.
NHA – Hasan KAYA
Bangladeş’te tekstil ve hazır giyim işçilerinin ücret artışı talebiyle başlattığı protestolar altıncı gününe girdi. Başkent Dakka’nın Mirpur bölgesinde başlayan ve Gazipur, Savar, Ashulia ile Narayanganj’daki sanayi merkezlerine yayılan eylemlerde binlerce işçi fabrikalardan çıkarak yolları kapattı. İşçiler, aylık asgari ücretin 12 bin 500 takadan 30 bin takaya yükseltilmesini, işten çıkarılanların geri alınmasını ve sendikal faaliyetleri nedeniyle işçilerin kara listeye alınmasına son verilmesini istiyor.
Bangladeş’te yaklaşık dört milyon kişinin çalıştığı hazır giyim sektörü, ülkenin ihracat gelirlerinin yüzde 80’inden fazlasını sağlıyor. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki büyük giyim markaları için üretim yapan fabrikalarda çalışan işçilerin önemli bölümünü kadınlar oluşturuyor. Ancak ihracatın ekonomideki ağırlığına karşılık ücretlerin gıda, kira, ulaşım ve sağlık giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığı belirtiliyor.
İşçi temsilcileri, son yıllarda temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının ücretlerin satın alma gücünü düşürdüğünü vurguluyor. Mevcut asgari ücretin iki katından fazla artış talebi, yalnızca daha yüksek gelir elde etme isteğinden değil, geçim giderlerinin karşılanamamasından kaynaklanıyor.
Fabrikalardan Sokaklara Yayılan Eylemler
31 Ekim’de başlayan protestolar, 1 Kasım’dan itibaren büyük sanayi bölgelerinde üretimi etkiledi. İşçiler Dakka-Tangail kara yolu başta olmak üzere önemli ulaşım güzergâhlarını kapatırken çok sayıda fabrikada iş bırakıldı. İşveren örgütlerinin açıklamalarına göre 1 Kasım’da 529 fabrikada üretim aksadı; izleyen günlerde eylemlerden etkilenen fabrika sayısı daha da yükseldi.
Gösterilere polis ve sınır muhafız birlikleri müdahale etti. Mirpur, Ashulia ve Narayanganj’da göz yaşartıcı gaz, ses bombası ve tazyikli su kullanıldı. Çatışmalarda işçiler ve güvenlik görevlileri yaralanırken çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bazı bölgelerde polis araçları ateşe verildi, fabrikalara ve çevredeki yapılara zarar verildi.
Yerel basında, protestolar sırasında yaşamını yitiren Taufiq Hossain’in ailesinin sorumluların belirlenmesini istediği aktarıldı. İşçi temsilcileri ise gözaltına alınanların serbest bırakılmasını ve protestolar nedeniyle açılan davaların geri çekilmesini talep etti.
Güvenlik önlemleri artırılırken hükümet, üretimin ve ihracatın kesintisiz sürdürülmesini istedi. İşveren örgütleri de eylemlerin uluslararası siparişleri tehlikeye attığını belirterek işçilere fabrikalara dönme çağrısı yaptı.
Ücret Kurulu Toplandı, İşçiler Somut Artış İstiyor
Protestoların büyümesi üzerine hükümet, 1 Kasım’da işçi ve işveren temsilcilerinin de yer aldığı altı üyeli asgari ücret kurulunu oluşturdu. Kurulun 4 Kasım’daki ilk toplantısında yeni ücret düzenlemesinin 1 Aralık’tan itibaren geçerli olması ve artırılmış ücretlerin Ocak 2027’de ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldı.
Ancak yeni asgari ücretin ne kadar olacağı açıklanmadı. Bu nedenle işçiler, kurulun oluşturulmasını taleplerinin karşılandığı anlamına gelmeyen bir gelişme olarak değerlendirdi.
5 Kasım’da Ashulia’da yeniden iş bırakan işçiler ana yolu kapattı. Polis, göstericilerin taş attığını ve araçlara zarar verdiğini ileri sürerek müdahaleyi savundu. Bölgedeki 100’den fazla fabrikada faaliyetler durdurulurken Gazipur’daki fabrikaların büyük bölümünde üretimin yeniden başladığı bildirildi.
Sendikalardan gelen açıklamalar da aynı yönde olmadı. Bazı işçi örgütleri ücret artışının geciktirilmemesini ve gözaltıların sona ermesini isterken bazı sendika federasyonları kurulun çalışmalarına fırsat verilmesi için işçilere işbaşı çağrısında bulundu. Bu farklı tutumlar, hareketin bütün işçi örgütleri tarafından aynı biçimde yönlendirilmediğini gösteriyor.
İhracat Büyürken Ücretler Yerinde Saydı
Bangladeş, Çin’in ardından dünyanın en büyük ikinci hazır giyim ihracatçısı konumunda bulunuyor. Ülkede üretilen tişörtler, pantolonlar, kazaklar ve diğer giyim ürünleri, uluslararası markaların satış ağları aracılığıyla dünya pazarlarına ulaşıyor.
Sektörün uluslararası rekabetteki önemli dayanaklarından biri düşük işçilik maliyetleri. Fabrikalar yabancı alıcıların fiyat ve teslimat koşulları altında üretim yaparken işçilerin ücretleri, bu üretim zincirinin en fazla tartışılan unsurlarından birini oluşturuyor.
İşveren örgütleri ücretlerde yüksek oranlı artışın üretim maliyetlerini yükselteceğini, siparişlerin başka ülkelere kaymasına yol açabileceğini savunuyor. İşçi örgütleri ise mevcut ücretlerin temel ihtiyaçları karşılamadığını ve ihracat gelirlerinin çalışanların yaşam koşullarına yeterince yansımadığını belirtiyor.
Bu anlaşmazlık, yalnızca Bangladeş’teki fabrika sahipleriyle işçiler arasındaki ücret pazarlığından ibaret değil. Uluslararası markaların satın alma fiyatları, teslimat süreleri ve üreticiler üzerindeki maliyet baskısı da ücretlerin belirlenmesinde etkili oluyor. İşçiler daha yüksek ücret talep ederken üreticiler rekabet koşullarını, yabancı alıcılar ise tedarik sürekliliğini öne çıkarıyor.
Hükümetin önündeki sorun, ülkenin ihracat gelirlerini koruma hedefiyle milyonlarca işçinin geçim koşullarını iyileştirme gereksinimini aynı anda karşılayabilmek. Ancak işçilerin ücret taleplerinin güvenlik önlemleriyle sınırlandırılması, bu ekonomik anlaşmazlığın çözümünü sağlamıyor.
Bangladeş’te yeni asgari ücretin miktarı henüz açıklanmazken işçiler, ücret artışının yanı sıra iş güvencesi ve sendikal haklarına ilişkin taleplerini sürdürüyor. Önümüzdeki günlerde ücret kurulunun alacağı kararlar ve hükümetin protestolara yaklaşımı, eylemlerin seyrini belirleyecek.
Dünya pazarlarına milyarlarca dolarlık hazır giyim ürünü sağlayan bir ülkede, bu ürünleri üreten milyonlarca işçi temel geçim giderlerini karşılayacak ücret talep ediyorsa, üretimin yarattığı değerden işçilere düşen pay hangi ölçütlerle belirleniyor?
- NHA / New Age Bangladesh, The Daily Star, The Business Standard, IndustriALL Bangladesh Council açıklamaları, Bangladesh Centre for Workers Solidarity, Reuters, Associated Press, Agence France-Presse, Al Jazeera.


















